Azerbaycan'da Ne Oldu ?
 


Azerbaycan'da Türk Kurultayı'nda Neler Oldu?

 

Emete GÖZÜGÜZELLİ

 

KKTC'nin de arasında bulunduğu XI. Türk Kurultayı Dostluk, Dayanışma ve İşbirliği Kurultayı 17 Kasım-19 Kasım tarihleri arasında Bakü'de gerçekleşti. Kurultay'a birçok Türk dünyasının üst düzey yetkili başkanları katılım gösterdiler. Özellikle de Azerbaycan Cumhuriyeti Kurultay için ülkesine gelen konukları en güzel şekilde ağırlamaktan çekinmedi. Kurultay'ın Uluslararası İlişkiler ve Medya bölümünde KKTC Milli Bütünleşme Derneği ve KKTC Kıbrıs Türk Gençliği Çözüm Hareketi Genel Başkanı olarak hazır bulunarak bir konuşma yaptım. Ayni zamanda, Kıbrıs Türklerine geçmişte gerçekleştirilen soykırımın, yakın tarihteki Karabağ ve Kerkük soykırımlarının da kapsayan bir   kınanma ve kabul görme imza kampanyası başlatarak komisyon sonuç bildirisinde kabul görmesi için girişimde bulundum. Bu konuda katılımcılardan  geniş bir destek aldık.  Bu imza kampanyasında KKTC Devletinin tanınması, tanıtılması, siyasi, ekonomik, kültürel, sportif,ticari,dostluk ilişkilerinin yanı sıra seyahat özgürlüğünün de artık kabul görmesi ve bu yolla artık KKTC Devletinin izolasyonlardan kurtulmasının gerekliliği hususları da eklenerek imza desteği topladım.  Kurultay sonuç bildirgesinde "Kıbrıs Türklerinin tecritten kurtarılması namına tüm Türk dili devletlerinin diplomatik güçlerinin birleştirilmesi, Kuzey Kıbrıs ile iktisadi, medeni, siyasi ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesi ve Kıbrıs Türklerinin mücadelelerinde Anavatan'a destek verilmesi" hususları yer alırken diğer taraftan "Türk halklarına yapılan soykırımların eğitim kitaplarına geçirilmesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile direk uçuşların başlatılması" gibi ana sonuçlar alındı. Lakin, sonuç bildirgesinde  dikkat çekilen hususlarda KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mehmet Ali Talat'ın özellikle de Azerbaycan yetkilileri tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti "lideri" olarak tanımlanması bizleri üzmüştür.   Konuyu gerek TRT INT gerekse Azerbaycan kanalları ve Voice of Amerika radyosuna izah ederek uyarılarda bulundum. Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in her ne kadar KKTC yetkililerine konuksever ve içten davransa da onun bu yakınlığının daha da ilerletilmesini Kıbrıs Türkleri arzu etmektedirler. Kurultayın ilk günkü açılış konuşmasında da Azerbaycanlı yetkili KKTC Cumhurbaşkanını lider olarak tanımlamıştı. Ancak bunu dil sürçmesi olarak ilk tanımlasak da sonuç bildirisinde bu şekilde tanımlanması büyük bir talihsizlik olarak değerlendirilmektedir.

 

Kurultay'da konuşmamın sonunda Komisyon Başkanı Azerbaycan Milletvekili Gültekin Hanım'a KKTC bayrağını öperek vermek istediğim zaman Gültekin Hanım'ın bayrağımızı almaktan çekinerek kitabet olan Azeri bir beğfendiyi görevlendirdi ve o şekilde basının resim çektirmesini istemesi bizleri derinden üzmüştür.  Gültekin Hanım, Azerbaycan'ın AB ile ilişkilerinden sorumlu bir vekil olması münasebeti ile bu şekilde resim çekmenin bir krize yol açabileceği endişesinden ötürü anılan davranışta bulunduğunu öğrendik. Bu konuyu protesto eden Irak Türkmen cephesi salonu terk ederek olayı protesto ettiler. Ekonomi komisyonunda da bir takım huzursuzluklar yaşandı. Orada "tek millet altı devlet" sözü söylenmesi üzerine Talat'ın ekonomi danışmanı Mehmet Başel konuya şiddetle itiraz ederek KKTC devletini savundu ve "tek millet yedi Devlet" adını salondakilere zikretti.  

 

Kurultay süresince Bakü'de gezme şansını da elde ettik ve orada yatan Türk şehitliğimizi ziyaret ettik. O topraklarda yüzyıllar önce Türk şehitlerimiz can vermekten çekinmemişti, zira Dağlık Karabağ'ın Ermeniler tarafından işgaline boyun eğmek istemeyen nice Türk soydaşımız bu direnişe katılmıştı. Azerbaycan'ı yakından görmekle aslında Amerika'nın ve Rusya'nın bölgede oynadıkları BÜYÜK SATRANÇ TAHTASINI daha iyi idrak etme şansına sahip oldum. Vatandaşlarla bol bol görüştüm. Özellikle de ülkede petrol zenginliklerinin halka yansıması ile müthiş bir kalkınma yaşandığını gözlemledim. Sanırım 10 yıl sonra Bakü tanınamayacak kadar çok kalkınacak. Şüpesiz ki Bakü'nün bu şekilde kalkınması ve Avrasya ülkelerinde yer alması sadece petrol sahibi olmasından ötürü değil. Şimdi AB de Azerbaycan'ı kendi içine katmak için görüşmelerde bulunuyor. Doğal zenginlikleri münasebeti ile batının gözü sadece Bakü'de değil, tüm Avrasya'da!

 

Azerbaycan Rusya'dan bağımsızlığını elde etmesi hiç kolay olmadı. Türk birliğinin gerçekleşmesini önlemek için bugün tüm Türk devletlerinin sorunlarla boğuşmasının stratejisi uygulanıyor. Azerbaycan Dağlık Karabağ sorunu ile meşgul edilirken, BM'in Ermenilerin Karabağ'ı işgal etmesi ile ilgili aldıkları 4 ciddi karara rağmen yaptırım gücünde bulunamaması oldukça düşündürücü aslında. Hal böyleyken, Azerbaycan'a KKTC'yi tanırsan biz de Dağlık Karabağ'ı "tanırız" baskısının yapılması oldukça manasızdır. Çünkü hiçbir şekilde Karabağ ve Kıbrıs konusu benzer değildir. Ayni olan tek husus her iki halka da soykırım yaşatılmasıdır.

 

Dağlık Karabağ ve Kıbrıs konusunu daha sonraki yazılarımda özetle siz değerli okuyucularıma aktarmaya çalışacağım. Sonuç itibarıyla, Kurultay KKTC Devletinin istediği kararların çoğunu alabilme kudretinde bulunmuştur. Ancak bizler bu sonuçların sözde yazılı metinlerde değil, artık uygulamada da görmek istiyoruz. AB yada Batı'dan KKTC Devletine bir hayır gelmeyeceği Annan planı referandumundan sonra açıkça görülmüştür. Zira, bundan sonraki süreçte KKTC Devletinin tanınması ve yaşatılması için girişimlerde bulunulmasının zamanı gelmiştir. Bu konuda izolasyonların kaldırılmasını sağlamak özde tanınmayı doğuracak sonuç olacağından bunun gerçekleşmesini batı istememektedir. Kıbrıs Türkleri artık yek vücut olarak tüm dünyaya KKTC Devletini tanıtma ve ambargoları kaldırtmak için mücadele vermelidir. Bu mücadeleyi Kurultay'da Talat'ın ekibinde de görmek bizleri memnun etmiştir. KKTC Devletine sahip çıkan atılımlara Sayın CB Talat artık sahip çıkmalı ve bu konuda girişimlerde bulunmaktan çekinmemelidir. Özellikle de Ekonomi Komisyonunda ülkemizin adının zikredilmesi için Talat'ın ekonomi danışmanı Sayın Başel'in verdiği mücadeleden pişman olmayacağına inancım tamdır. Şüphesiz ki 2008 Şubat'tan sonra Rum yönetimi seçim sonuçları gerçek niyetleri ortaya kolaylıkla sunacaktır.

 

 22 Kas. 07

14:12

 
 
Emete GÖZÜGÜZELLİ
www.aysekocaturk.com


Fethi Murat Doğan

 

 

 

 

 

Copyright © 2008 Halûk TARCAN - RR01601624091 Mecidiyeköy. 6 26.11.08