Pontus ve Potomya
 

 

 

 

PONT/US  VE  POTOM/YA* 

 Bundan evvelki Papa , Türkiye’de demokrasi vardır ,Pontus ve  Hristiyanlık propagandasını yapmakta güçlük çekmezsiniz demiş ve, misyonerler ve propaganda yayınları ile bu yörede cirit atmağa başlmışlardı..Son 20 yıldan beri Anadolu’yu karıştıran Batılının odaklandığı Pontus’un değeri nedir inceleyelim.  

 

Bıkmadan ,usunmadan  daime tekrarlayacağımız iki tarih vardır. 

 

1-      Anadolu’ya Doğudan 13binlerde girdik.1071’de DEĞİL (Prof.A.Erzen Doğu Anadolu ve Urartular) 

2-       Anadolu’ya Batıdan İstanbul yöresinden 6 binde girdik(OQ ve OZ damgalı toprak kaplar- ist Archeo. Museum , A.turizm 1995 – prof.Alpay Pasinli) Buna Ahırkapı kazılarında bulunan kül kaplarını katarsak tarih 8500’e iner. 

Kısacası, Anadolu’ya batının Sevr’e esas aldığı (+1071)de gelmiş değiliz bu Toquz Oğuzlarla Türklerin son gelişidir.Ondan önce Mengüçekler vardır. 

Konuya gelelim: Anadolu’ya yazılarıyla gelmiş olan Ön-Atalarımızdan kalan ve Batılının da kabullendiği bir gerçek vardır : Anadolu ve dışında kelimelerin son eklerinde çok sayıda yer alan (US). (ON) ,(OM) ve (İYA-İYE) ekleri yer alırlar. 

Pont/US…Us, vücut bulma, o halde olma, anlamlarını verdiğine göre Pontus, Pont olma, yani doğrudan Pont….Fakat, bu Pontus, esas adın kısaltılmışıdır, aslı 

·     PONTUS ÖGZİNUS’tur. 

·     ÖGZİN, doğrudan , su örtüsü , akarsu demek olan Ön-Türkçe ÖGİZ kelimesinin yozlaşmış hâlidir…Ögiz-us , Ögzinus hâlini almıştır. 

·     Ögiz-us, su örtüsü hâli ve de Pont, köprü demek olduğuna göre acaba, Kıt’a Yunanistan’la bu su örtüsünün  yani, Karadeniz’in bir köprü olduğu mu düşünülmüştür, bilmiyoruz ve bunu olası çerçevesinde bırakıyoruz?.. 

Neden “su örtüsü”… Karadenizin  tarihteki ilk adı OQ-OZ ULIQ KÖL’dür.= tanrıdan gelen OQ(halkını) ulaştıran göl…Günümüze kadar yaşayan kökende, yoğun bir Ön-Türk Kültürü’nün varlığı görsel olarak karşınızdadır. 

Gelelim Potom/YA’ ya…Son ek, tüm dünyaya, binlerce yıldan beri yayılmış olan ön-Türkçe’deki İERÜÜ yani sahiplik , dolayısıyla “ülke” demek olan fiildir.(K.Mirşan)..günümüzde İYE’lik denmektedir.Örnekler: 

·     Türk/İYE, Armen/İYA; Grec/İYA, Arab/İYA, Mezopotam/İYA,ve iki uçlarda : 

·     Espan/İYA, Franc/İYA, Alleman/İYA…Japon/İYA…Avustral/İYA, Columb/İYA..Virgin/İYA  ve daha yüzlercesi…Ayni zamanda, kent adları olarak da… 

Öyleyse, POTOM denen yer, sonuna, ondan önce orada bulunan yoğun Ön-Türk Kültürünün etkisiyle Potom/YA hâlini almıştır. : Potom olan yer… 

Neden ve nasıl yoğun bir Ön-Türk Kültürü

1-İstanbul’dan ASTAN BOLIQ’tan başlayalım: İstanbul’da UW-ON’ların yâni Kutsal Hunlar’In kurdukları OY-URUM ATIN’ devletinin sınırları 

·     İstanbul / Ankara (belki Antalya)/ Trabzon üçgeninde egemendir.( Şine-Usu yazıtı, bölüm 15- Ö.Bin(ğ)abaşı-KM). 

Kuzey Karadeniz’ e karadan ve denizden iki göç kolu : 

2- Anadolu’ya 13 binlerde girmiş olan Ön-Türkler, Ön-Atalarımız , Anadolu’ya her yönde yayılmışlar ve bir bölümü Karadeniz sahillerindeki yaylâlara ve mağaralara 

·     Yazıları ve Tek Tanrı inançlarıyla yerleşmişlerdir. 

VE onun paralelinde, bir öteki ön-Türk göçmenleri( göçebe değil), ayni niteliklerle 

3- Denizden gelenler denen , fakat ne  olduğu bilinmeyen ya da bilinmek istenmeyen(!) 

·     Orta Asya’daki 5 içdenizlerden OM-OĞ ve UÇUĞIL KÖL’lerden yola çıkarak, sahil sahil ya da henüz incelenmemiş olan kayıklar ya da yelkenlilerle Karadeniz’e inenler, Ön-Atalarımız  vardır. 

Trabzon’da Ön-Türkler : 

·     Kentin ilk, tarihsel  adı OY-ONGUL ’dur ; “Tanrının varlığına inanma başarısı”demektir… Bunları Trabzon mağaralarındaki yazıtlardan öğreniyoruz 

·     İkinci bir yazıtta OY ËSİNİS , Oy= inanç, Ësinis = anma , İnancı anma, 

Tanrının varlığına inancı daima hatırlama  demektir.(KM). 

Üçüncüsü ise , UW-ON ON(g)ULUS UQUS  okunur, anlamı , Kutsal evrende ,Tanrıyla özdeşleşme , Tanrının varlığında erime, onun varlığını kabul etme demektir.(KM). 

Yazıların tipine göre Ön-Atalar buraya ,en geç 6.000’lerde yerleşmiş olacaklardır. 

 Greklerin(?) buraya geliş tarihi ise (-756)(?) diye verilmiştir. 

·     6000-756 = 5244 yıl önce yani Burada RUM PONTUS devleti kurulmadan önce Allah’ın varlığına inanılmaktadır. 

Trabzon’dan sonra , Ön-Türklerin Karadeniz kıyıları boyunca yerleştiklerin görürüz: 

·     Sinop Tersane kapısının lento yazıtı , K. Mirşan bulmuştur.Yazıtta, ON(g)UY-ËRAT, (Tanrıya erişme)başarısı nedeniyle takdir ediliş…Yazı tipi, resim yazıdan henüz ayrıldığı dönemi yani, 6000 öncesini gösterir. 

·     KYTOROS, Kastamonu ‘nun Cide ilçesinde Antik yunan sitesi(?) Sitenin adı Ön-Türkçe okunabilir . QUTOROS.. ya da OQ-ÜY-.AT ËRUS?... 

·     Sinop Amfora yazıtı… uzun cümleleri içeren bu yazıtı kayıt  ederek geçiyoruz., 

·     200 kadar gümüş sikkeden oluşan Kandıra hazinesi…Helenistik dönem (-5’nci y.yıl) denir. üstlerinde, bir tarafta 

·     Ön-Türkçe ÜY-ÖG-OY, düşünce yeteneği öte tarafta 

·     4 kere ÖG, yani felsefi düşünce, Tanrıya erişme seviyesine varma yazmaktadır. 4 ise, 4 cihan olduğuna göre 4 cihanda tanrıya erişme yani ÖLÜMSÜZLÜK  yazmaktadır. 

Nihayet ,yukarda gördüğümüz ASTAN-BOLIQ’da, İstanbul’da kurulan ilk ön-Türk devleti OY-URUM ATIN ile Karadeniz sahillerindeki yoğun bir Ön-Türk Kültürünün varlığını noktalıyoruz. 

Vardığımız sonuç şu : 

·     Tüm Karadeniz sahillerinde tek Tanrı inancı, Allah inancı

·     Hristiyanlıktan binlerce yıl önce mevcuttur. Kültür sanıldığı gibi Hristiyan kültürü değil

·     yazıtların ortaya koymuş olduğu Ön-Türk kültürüdür

·     Mevcut halk, Yunanistan’dan gelen Grekler değil 

·      Yerli Ön-Türk kökenli, Türk halkıdır… Fakat, bunların bir bölümü sonradan ve İsa’dan sonra yaklaşık, 

·     2nci yüzyıldan itibaren Hristiyanlığı  kabul etmişlerdir. Fakat, âyinleri Türkçe yapmaktadırlar  ve ancak 

(8)nci y.yıldan sonra âyinleri de Grekçe yapmağa başlamışlardır.. 

TÜM  TARİHÇİLERİN  DİKKATLERİNE  ÖNEMLE  SUNARIM 

Batı’nın ve Greklerin yazdıkları tarihi göre durum şudur : 

·     Yunan topraklarından kalkan tüccar gemiciler (-579)da Trabzon’u varmış ve orada bir   ticaret noktası , bir liman kurmuşlardır..Bu zamanla genişlemiştir 

·     Devlet hâline gelen bu ticaret noktasının adı, RUM PONTUS adını almıştır.. 

Dikkatimiz çeken noktalar :

1-      Yunan Uygarlığı (-700)de tarih sahnesine çıkmıştır.. nasıl olur da bu tarihten 56 yıl önce 

 (-756)da Trabzon’a varırlar.? 

2-      RUM, Yunan demek değildir. RUM, İstanbul’da kurulan OY-URUM ATIN devletinin adındaki bayındır anlamına gelen URUM’un, RUM’a dönüşmüş şeklidir. 

3-      Hristiyanlık, Anadolu’ya (2)nci y.yıldan başlayarak SEN-POL ile girmiştir. Ve pek çok 

4-      Ön-Türklerin devamı olan Anadolu Türkleri, Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. 

5-      OY-URUM’dan geldiklerinden kendileri ve bu köklerini inkâr etmiş olmamak için kendilerini RUM diye adlandırmışlar  ya da Anadolu halkı tarafından onlara RUM denmiştir. 

6-      Türk olduklarından (8’nci y.yıl)a kadar âyinleri Türkçe yapmışlardır:  Karaman Rumları bunlara en güzel örnektir. 

7-      Roma impartorluğu’nun ikiye ayrılıp, Astan-Bolıq’ta, DOĞU ROMA imparatorluğunun kuruluşuyla gelen Hristiyanlık , adı Konstantinopolis’e dönüştürülen İstanbul’da da âyinler, (-8nci y.yıl)dan sonra Grekçe yapılmıştır.Bu gerçeği 

8-      İstanbul ve Trabzon Aya-Sofya kiliselerinde, İstanbul’da Kariye camiinde görmekteyiz. Bu kiliselerde bulunan yazıtların Ön-Grekçe olduğu iddia edilmişse de hiç biri 

·     Ön-Grekçe okunamamış hepsi Mirşan tarafından Ön-Türkçe çözümlenmişlerdir. 

·     ËSİS –UQUS, Tanrı eş değerinde olmak… ki, Grekçede bu YEZUS KRİSTUS  yâni hazreti İSA anlamını vermektedir. 

 Sonuç : Pontus’a PONTUS RUM devleti dendiğine göre bu devlet önce 

·     Oy-Urum Atın halkı tarafından kurulmuş

·     Trabzon’daki bu ticaret sitesinin Doğu Roma tarafından yıkılması ile bu kere 

·     ayni halkın bu arada Hristiyanlığı kabl etmesi, ya da daha önceden Hristiyan olmuş olanların 

·     RUM adını taşımaları üzerine, bunlar tarafından canlandırılmış ve 

·     devlet hâlinde organize edildiklerinde 

·     PONTUS RUM devleti adını almış olacaklardır. 

Tarihi gerçekler böyle olduğuna göre Batı’nın, Vatikan’ın, Yunanistan’ın,  Pontus’la hiç bir ilişkisi yoktur. 

RUM adının sanıldığı gibi, Roma ile hiç bir ilişkisi yoktur Roma’yı kuran Etrüskler bu kente UP-URUM adını vermişlerdir ki, Merkez bayındır kent demektir ki bu ad sonradan ROMA olmuştur…; Toskana’da, esas Roma dili konuşan bu yörede  Roma değil RUUMA denir..... 

Çevik, zeki, çabuk ,öfkeli,hamsi’nin hoşafını bile yapacak kadar becerikli olan Lazlarımız Îsa’dan  yaklaşık 6bin günümüzden 8bin yıl önce buarya yerleşmiş olan Ön-Türklerin devamıdırlar İşte bir öteki Ispatı : 

Ön-türkçe                   Lâzca                        

ËM AT                         med ma          Tek dişi kalmış canavarlar ellerini Anadolu’dan  ellerini 

Ës AT                         sed si              çekmelidirler.Onlara,şartlar ve propagandaları  ne 

OQ ËM                       him                  olursa olsun Ön-Türk uygarlığı gerekli cevabı daima 

US UQUY                   sima                verecektir   Türk tarihini, ortaya gerçek yüzüyle çıkaran 

AT UQUVA                  TKVA              ve bu konuda çalışan araştırmacı kuşaklar yetişmişlerdir; 

OQ  OYUNU               hini                  yetsin artık, Türk dünyasına Greko-Romen gözlüğüyle bakmak  

 

Halûk Tarcan    CNRS  Bilimsel araştırmacı(araştırmacı yazar değil) 

16/08/2009 Mecidiyeköy 

*(Evrensel Uygarlıkların Köken Kültürü- Halûk Tarcan) tarafımdan temin edilir. tarcanhaluk@gmail.com