Ana ve babaların dikkatlerine
 
ANA VE BABALRIN DİKKATLERİNE
 
özet : müzik öğretmenlerinin piyano dersi vermeleri , bir sünnetçinin beyin ameliyatı yapmasına eşittir
 
Fransa ve İtalya’da Piyano dersleri vermiş bir kişi olarak bizim çocuklarımızla onların çocuklarını karşılaştırmak imkânına sahip oldum ve  Bizim çocuklarımızın çok daha gayretli olduklarını gördüm..
 
Ülkeye döndükten sonra, Piyano öğretiminin konservatuarlar dışında,
·     Piyano denen  bilim ve sanatın
·     çok düşük hattâ yıkıcı seviyede olduğunu fark ettim.
 
Söz konusu, özel okullarda verilen piyano dersleridir.
·     Bu kuruluşlarda, etkinlik adı altında , spor faaliyetleriyle birlikte, Piyano dersleri de verilmektedir. Fakat bu dersleri ,
·     pek çok okulda ,
·     en aşağı bir konservatuarın orta kısmına kadar gelmiş meslekten öğretmenler değil
·     Müzik öğretmenleri vermektedirler..
 
Müzik hocalarımıza, çocuklarımıza çok yönlü müzik bilgisi verdikleri için minnettarız
Ama,onlar piyano dersi verdiklerinde ,
·     Notaları bilmek
·     tuşları öğrenmek ve
·     parmaklar da tuşların üzerine koyup
·     parmakları oynatmanın , bunun piyano çalmakla ilgisi olmadığını kabul etmek gereğindedirler.
 
Bu konuda, bir yıl bir özel okulda piyano dersi vererek müzik hocalarını nasıl ve ne seviyede ders verdiklerini ,piyano öğretiminin ne kadar gülünç, zavallı, hattâ
·     kabiliyetleri tahrip edici olduklarını fiilen yaşadım
 
Bir piyano hocası, çocuğa verdiği dersi hiç olmazsa orta seviyede çalarak gösterebilmelidir.
·     Çocukların, ellerini, kollarını,parmaklarını gelişi güzel kullandıklarını, ölçü ve tartı yanlışı yaptıklarını ve bu yanlışların çocukların tertemiz beyinlerinde
·     düzeltilmesi çok zor izler bıraktıklarını bütün acılığıyla gözlemledim.
·     Piyano öğreniminden geçmedikleri için bu müzik öğretmenleri elbetteki bu çarpıklıkları görememekte, görseler bile düzeltememektedirler.
Bir parçanın yanlışları düzeltilerek - iyiden vazgeçtik- hiç olmazsa orta karar icrası için çocuğun o dersi birkaç ders tekrarlaması gerekirken,
·     yetersiz hocalar bu çocuklara hemen aferin’i yapıştırmakta ve başka bir parçaya geçilmektedir.
 
Bana gelen öğrenciler ki, aralarında çok kabiliyetli olanlar vardı. özellikle, bu kabiliyetli öğrencileri
·     çalışma ve parçayı geliştirme için gerekli disipline – sokmak istediğimde- çok az şey istememe rağmen, üç ders sonra derse gelmez oldular. Çünkü,
·     hemen aferin’e ve her ders başka parçaya geçmeye alışmışlardı.
 
Bu çocuklar arasında 7 yaşında gerçekten çok yetenekli bir küçük vardı.Fakat, her ders   yeni bir parça çalmak alışanlığıyla bir daha ders gelmedi…Zavallı çocuk  kim bilir hangi ellerde kuruyup , çarpılıp gidecektir.
·     Ayni öğretmenden ders alan iki öğrencim, Piyano çalmak için tuşları garip bir şekilde iterken omuzları yukarı kalkıyordu. Bu kısa sürede bilek sakatlığına yol açar
·     Bu tür öğrencilerin çoğu her notadan sonra bileklerini, âdeta yemeğe tuz serper gibi sallıyorlardı.
.
Birkaç  ana-baba’ya bu durumu açıklamak istediğimde
·     “efendim, zaten piyanist olacak değil ki, biraz piyano çalsın istedik o kadar.” Cevabı aldım
·     Bu, kızımız biraz doktor olsun, kızımız biraz mimar olsun gibilerden mantık ve ciddiyetle ilgisi olmayan cevaplardır.
·     Elbetteki, Piyanist olmak için çalışmakla, bunu belirli bir seviyede bir müzik/ piyano kültürü olarak algılayanlar arasında fark vardır. Bu fark, verilen derste duygulanan çok fazla sıkı olmaması gereken disiplinde de mevcuttur: Ama , çocuk biraz piyano çalsın diye
·     ayaklar yerine elleri üzerinde yürümek öğretilmez.
·     Asıl anlaşılması gereken şudur : bu tür piyan dersleriyle ders ücretleri ne kadar ucuz olursa olsun sokağa atılmakta ve bir yıl içinde esaslı bir meblağ ödenmektedir..
·      Daha ağırı, çocuğun kabiliyeti tahrip edilmektedir.
 
Elektronik piyano denen felâket
Piyano bilim ve sanatını mahveden bir öteki neden elektrikli org ya da elektronik piyano???, denen elektrik aletidir ; Elektrik düğmesini çevirdiğinizde ampulün yandığı gibi, bunda da, tuşa bastığınızda elektrik kontağı sonucu bir ses çıkar o kadar.
·     Çıkan sesin, parmak , kol, el ağırlıklarıyla kalitesini, tınısını değiştirmenin,  bu aletten  GÜZEL ses çıkarmanın, değişik tınılar elde etmenin  imkânı yoktur.
·     Hafif ya da kuvvetli ya da , ikisinin ortasını elde demezsiniz, çıkan ses hep ayni düdük gibi çıkan biri sestir.. Bu alet , ancak,
·     “gürültülü cinsten hafif müzik  yapmaya yarar”. Zaten bu elektrikli org çalıcıları , ellerinin altından dünyanın en güzel piyanosu olsa da ,ondan  VURARAK yani renk , tını güzelliği aramadan, ses çıkaran kişilerdir.
·     Bir anne bana, bu elektrik aleti için, “ piyanodan ne farkı var… aynen onun gibi 88 tuşu var, şekli de ayni daha ne olsun demişti”…Atalarımız ne demişler “cahile lâf anlatmak deveye hendek atlatmaktan daha güçtür!.”
 
Bir kişinin piyano diploması alması için onun 10 ya da 12 yıllık bir öğrenimden  geçmesi gerekir; yanındaki, teorik dersleri de caba…Bu, akıldan çıkarılmamalıdır.
 
Özel okullarda bir de bale dersleri vardır, bu dersleri
·     bale öğretmenleri verirler
Örneğin ,
·     Jimnastik öğretmenin bale dersi vermesi görülmüş müdür?.
·     Jimnastik dersinde de kol bacak sallanır , bale dersinde de… Yalnız, beden eğitimi için çalıştırılan kol ve bacaklar ile Bale yapmak yapılan çalışma arasından büyük kavram farkları vardır…Bu nedenle çocuklarımız biraz bale öğrensin diye beden eğitimi öğretmenine bu görev verilmez . Zaten önce onlar bunu kabullenmezler.
·     Müzik hocası, notaları biliyor , tuşları da tanıyor öyleyse Piyano ders verebilir diye düşünmek ayni kapıya çıkar.
 
Gelelim, Avrupa’ya Piyano tekniğini öğrenmek için gidenlere öğrenim için gidenlere… Ben onlardan biriyim.
Eğer , bir konservatuar ya da Akademiye gidilmeyecek ise, geride kalan
·     kısa süreli piyano gelişim kurları, piyano tekniğini arayanlar için gereksizdir. Çünkü bu kurlar büyük çoğunlulukla
·     YORUM kurlarıdır. “Üstat” , piyano tekniğiyle ilgilenmez . Onun için prensip olarak, bu kur’a gelen kişi, genç bir piyanisttir. Tekniğe ,gereği kadar sahiptir ; eksik olan, tecrübeli ve tanınmış bir piyanistin yorum konusundaki tavsiyelerini almaktır.
Örneğin,
·     Siena’da büyük Chopin’ci üstadı , Cortot’nun kurları gibi… Cortot, bütün Chopin’i vermişti. Ama, kimsenin aklına Piyano tekniği hakkında soru sormak gelmemişti, gelemezdi.
·     Ya da Carlo Zecchi’nin Mozarteum’daki kurları gibi… sadece yorum söz konusu idi.
 
Bazı , dahi çocuk olarak büyük kariyer yapmış olan bazı piyanistler ise,
·     piyano tekniğine doğuştan sahip olduklarından sorulan soruların neden ve nasılını açıklamakta güçlük çekerler.
·     Bu güçlük çekenler arsında, genç yaşta, lise yaşında iken uluslararası kariyer yapmış olanlar  da vardır;Ancak,
·     ilk okul seviyesinde bilgi sahibi olduklarından gene ayni güçlükler içinde pek bir şeyler ifade edemezler. Bunlardan bir beni azarlamış “ çok soruyorsunuz, yeter” demişti, Çünkü, tekniği analiz etmek, derinlere inmek için gerekli bilimsel analiz kültürüne sahip de  değildi..
 
Bu tür büyük denen piyanistlerin özel kurları da yani çerçeve içinde kalırlar. Onlar , sadece yorum üzerinde durular.
·     Belirli bir teknik vermek için bu tekniğin gerektirdiği çalışmalara girmezler. Soru sorduğunuzda genel anlamda bazı cevaplar elde edebilirsiniz. Ama, oturup
·     sizinle sadece piyano tekniği, piyano mekaniği üzerinde, isteseniz de durmazlar.
 
Bu tür bir hocadan bir seri ders almıştım: Analiz etme güçlüğünden ve sistemsizlik içinde olduğundan
·     eğer piyano tekniği 100 santimetre ise, bir kere 50 ile 85 santimetre arasını, bir öteki kere 22 santimetre ile 36 santimetre arasını açıklamış ve ben de her seferinde sıfır noktasından başladığını sanıp yönsüzlük içinde kalmıştım…Sonradan, onları kafamda yerli yerine oturtmuştum.
 
Bunların dışında,, bu kurlarda bu büyük “denen” bazı hocalar , özellikle piyanistin tekniğiyle uğraşmazlar, tekniğinin eksik ve yanlış olduğunu öğrenecek olan genç piyanistin
·     bir daha gelmeyeceğinden çekinirler…. Çünkü, her şeye rağmen b kurlar birer ticarî kurlardır.
 
Avrupa’da, çok sayıda bu tür “gelişim” kurları vardır ve de pek çokları para tuzağıdır.
·     Bunlardan birine – dinleyici olarak - ancak iki gün devam etmiştim. Üstat geçinen kişi ancak 10 kadar piyano eserinin yorumunu veriyordu…Ve de, ne yorum, ne yorum?...Bütün hayatınca öğrendiği bu eserler dışına çıkamıyor ve bu eserler hakkında da plâk arkası örneği açıklamalarda bulunuyordu.Buna rağmen, kurlarında Avrupa’nın dört bucağından gelen genç piyanistler , nasılsa isim yapmış olan bu üstadın tavsiyelerini dinliyorlardı.
Ben , Roma , Siena , Paris, Salzburg’da piyano tekniğini aradım. Sonunda aradığımı
·     kendim çok acı tecrübelerden geçerek buldum.
 
Bu dış ülkelerde geçen zamanıma ve bu kurlar için verdiğim paraya ve bu parayı bulmak için çektiğim ıstıraba nasıl dayandım bilemiyorum…Bu arada kaybettiğim zamana gelince onu bir daha geri getirmeme imkân yok..
Genç Piyanistler dikkat !
 
Piyano parçaları
Yıllardır ülkemizden uzak kaldığımdan Konservatuarların piyano dersleri programlarında küçükler için hangi eserlerin seçilmiş olduğunu bilmiyorum
Ben,   Paris’te bilinen eserler dışında Bülent Tarcan’ın 10 TÜRK PİYANO PARÇASI  başlığını taşıyan eserinden Dede Efendi, Küçük Efe,çok kereler vermiş olduğum parçalardır ; Gerisi, Orta sınıflar için de olduğu kadar konserlerde de çalınacak  gerçek kompozisyonlardır.
Büyükler için ise PİYANO SÜİTİ büyük konser parçalarından oluşmuştur. Örneğin bunlar arasında  Karadeniz bir Tokkata’dır ,İmtihanlar ve yarışmalarda eleme parçası olabilir.
 
Bir de, Piyanist Besteci ve Orkestra yönetmeni Selman Ada’nın yazdığı parçalar vardır.
Çocuklar için olduğu kadar - kısa ve kolay görünüşlü olan bu parçalar- konserlerde de çalınabilir. Çocuklarımıza Aksak Tartıları öğretmek için büyük değer taşırlar Ve de Küçükleri , amatör müzisyenler tarafından Piyanoya berbat bir şeklide uygulanmış Opera parçaları ve tanınmış melodilerden kurtarır. :
·     JEUX DE PİANO..25    Küçük piyano parçaları…
·     ANATOLİSCHE  SUİTE…7 parça .
·     MİNİ PİANO 12 ufak parça
·     ASİMAGİE 21 parçadan ...Tümü, Güzel ve çok  ilginç parçalardan oluşmuştur